30 Kasım 2009 Pazartesi

Yeni Gece!! Herşey Geceyle Başlar

Herşey geceyle başlar. Fırtına öncesi sessizlik denilen, ama asıl referans noktasını fırtınaya atfediyor olan sözcük dizisi, bir anlamda geceyi tarif edebilir. Ama gecenin referansı kendisinden sonra gelen kepazelik, curcuna değildir; gece, sırf kendine dönüklüğü ile şaheserdir. Sabah ile başlayan, akşamın en derininde kaybolan gündüz, birceşit merkezkaç kuvveti uygulayarak insanların aklını dağıtırken, gece kendine içkin sakinliği ile herşeyi olduğu gibi açar, bir kumaş gibi kaplar. Gece yıldızlar, samanlı yollar ve daha bilmem kaç tane cennetsel vücut gözle görülebilir hale gelirken, gündüz süründüğü kimyasal mavi boya ile önümüzü kapatır mesela. Bu sahte oyun bizi o kadar kendimizden geçirmiştirki, gündüzleri görmek dediğimiz eylemi doğal olarak gerçekleştirdiğimizi düşünürken, geceleri görüşümüz zayıflar, kendimizden bile sakındığımız dürtülerimiz birer birer saçılır.

Gündüzün kandırdığı gözler, kendini korkak, savunmasız, temel güdülerin ormanına salınmış hisseder. Halbuki gece, tüm zenginliğiyle, iyisi ve kötüsüyle birlikte gelir. Küçük saatlerin sahasında düşünü gerçekleştirmek çok kişisel ve gerçektir mesela. Artık o bilmem kaç tane işin peşinden koşturan saçma sapan abiler evlerine dönmüş, çocuklarıyla, arkadaşlarıyla, arkadaşlarıyla ya da karılarıyla bir şeyler paylaşıp, mutluluğu yaşam boyu tekrarın içinde görmüşken, küçük saatlerde yalnızlığıyla yeni meşgaleler yaratan insan bireyi ise gerçeğe ayar. Hem de bal gibi ayar. Bu küçük saatler insanı çocukluktaki gibi rahat bırakır, kendine ve evrene dönmesini sağlar; insanın içsel ve dışsal evine dönüşür gece. Cift basamaklı saatler yaklaştıkça, hem pencereden gelen sabah şarkısı, hem insanların hebelesi, hübelesi, hem gittikçe içimize sinen güneşin yadsınamaz gücü, üstümüze bina gibi çöker. Gecenin sunduğu oznellik, içtenlik, bolluk, uzun saatler ve sessizlik, yavaş yavaş yerlerini sıkışmışlık, tümellik, roller, dar saat dilimleri, sabahlar,öğleler,ikindiler, akşamlar ve daha bilmem kaç tane belirlenmiş ve özellikle de bireyin anlam dünyasına yüklenmiş dönemlere, karakterlere ve ideallere bırakırlar. Hepsi n'uğruna; bireyi aydınlık içinde, bazı koşullanmaların ( kültürel, ekonomik, toplumsal vs yani) meydana getirdiği bir aydınlığa kavuşturmak uğruna.

Halbuki yeni gece bunlardan soyup, insanı kendi soğanı olarak sadeleştirir. Kötü şeylere bulaşmış olanlar mesela, tacizciler, gaspçılar, katiller, özgürlük ve vicdan düşmanları, insana saygısızlar, hayvana saygsızlar; bunlar hep can çekişir gece onları kendileriyle başbaşa bırakınca. Belki bugün değildir o gece, ama mutlaka gelecek bir gecedir. Kendiyle geceleride barışık kalanlar, zaten geceyi severler. Gecede varolup, kendilerine dair tüm hesapları, gündüzün pisliğini, artıklarını kapatıp, kişisel gerçeklikleriyle suya girerler. Gecenin suyu. Gece bir su olsaydı, içinde yüzseydik. Hayalleri, hayalkırıklıklarını, haksızlıkları, suçlanmaları, kötülükleri, hep suyun içine kafayı daldırıp, tekrar tekrar görseydik. Hem vicdan için, hem de kendimizi daha yakından keşfetmek için. Bir kez de olsa, kendimize kredi vermemek için.

hiv+

Ferman Akgül Billboard Sigara Paragrafı

*Sgara Ysağıyla birlikte dumnsız hava sahasına paralel gelişen başka 1şeyi farketim: Sokaklar canlanmaya başladı. Herkes sigara içmek için dışarıya taştığı için sokaklara yeni 1 hareket geld. Bu iyi 1şey. Bu sayede insanlar zamanla daha çok sosyalleşecek ve sokaklar bence daha güvenilir hale gelecek. İçerilere kapandıkça insanlar, sokaklar sevimsizleşir ve ürkütücü olur. Ama insanlar sokakları daha cok kullanmaya başladıkca sokak da kendi düzenini ve otokontrolünü insana sunmaya başlar. Belki böylece Ahmet Hamdi'nin üstünde durduğu gibi toplu olarak dışarıda eğlenme kültürümüze geri döneriz..

Sigara

*Bugün sabah 05,30 sularında Film izlerken son sigaramı içtim.. (içmişim).. 6gibi elimi attığımda pakete bos olduğunu gorunce içim sıkıldı bunaldım daraldım tırnaklarımı yemeğe onun haricinde meyve yemek abur cubur yemege basladım durduramadım kendimi..
*Film bitince kalktım.. Tavana kadar değimi kullanılan Bulasıklarımı yıkadım.. Evi sildim supurdum.. Kahvaltı ettim.. Camasırları bile yıkayıp serdim 2 makine.. (bu kelimeyi sevmiorum Makinemi? Makinamı? O yuzden Makine ya da Makina her 2sininde muhendisliğini okuyan arkadaslara acıyorum :P kıhkıh)
*Konuya dönelim.. Yani deli gibi saat 8 olsun diye bekledim ve 8 olup bakkala gittiğimde o garip sohbet yaşandı. Ekmekte alıcaktım..
Ben: Ekmek yok mu!!
Bakkal Amca: Hayır Daha gelmedi!! (bunu deyip kepenk acmaya devam etmeye gidicekken)
Ben: Öyleyse Ben 2 paket Camel alayım.. (tekrar bitmesin die .D)
Bakkal Amca: Peki..
*1saat öncede farkettim ki.. 8,15de sigaram vardı suan saat 19,12 we ben tek 1 iş bile yapmadım yemek bile yemedim .)
Sigara yokken ben gayet azimli hırslı calıskan uretici guclu ve aktif oluyormusum..
Sigara varken gayet sakin üşengeeç bıkkın bitkin uykucu biri haline geliyorum..
O yüzden sigarayı hic bırakmayacagım .))
*Ferman'ın Billboard Kasım sayısında yazdığı paragrafta cok guzeldi.. Üşenmezde yazarsam paylasmak istiyorum .)

Ebr-i Nisan (merak ederseniz)

* Şiir okumayı cok seven biriyim.. Eski Türk ve Divan Edebiyatlarına daha cok yönelik okurum..
* Lise 1.snftayken Mehmet Akif'in 1 şiirinde gordum bunu o şiirde apaçık ortada olacak sekilde bu deyimi Hz.Muhammed'e yoneltmişti.. Nisan dogumlu olduğundan..
* Ebr-i Nisan eski turkcedir ve Anlamı Nisan Bulutu demek..
Ebr (bulut).. Dogal olarak .)
* Hatta Şu ebrû sanatı Önceki zamanlarında adı Ebr-i Sanatıymış Suda bulut gibi şekiller bıraktığı icin .. TDK ile birlikte yenilenen isimlerde "ebrû" yu uygun gormüşler..
*Bende nisan dogumlu olduğumdan ve şiir aşığı olup o şiirden etkilendiğim icin 5senedir bunu kullanıyorum.. Zamanla daha da gelişen bu net ortamında istenilen Mahlaslar sayesinde ihtiyac duyulup olusmus 1şey..

The Importance of Being Idle

* Aa evet burada hemen 1 üyelik alıp 1 sayfanın takipçisi olmak ve hemen ardından blog acmak 1 ara gazıyla mevcut.. Sanırsam o gazı ben kendim yarattım.. Dün 23,00 sularında 1 arkadasımın Metallica'nın Turn The Page sarkısının altında yorumlasırken tanıstığım biri sayesinde.. Galiba Özendim ya da imrendim ya da potansiyelim varmış hemen bu işlere giriştim diyelim .P

*Uyuşukluk, tembellik ve daha bunlarla akraba 1 sürü kelimenin destekleyicisi, uygulayıcısı ayrıca başlıktaki şarkılarıyla cok sevdiğim Oasis dinleyicisi olarak Bunu uygun gördüm.. İstemeden de olsa yaşam stilim..
* Ben bu kadar uyuşuk 1iyim ve blogu actım ama bakalım n'sıklıkla yazıcam neler yazıcam bende merak ediyorum izleyip gorucem.. İzlerseniz sizde gorebilirsiniz.. Hiç Populer olamadım zaten bosuna takmayın.. Eneeem Pskolojik sorunlarıma giriyorum yazmak insanın içini iyi dokturuyomus.. Şiir cok yazarım ama paylasmadım kimseyle simdiye kadar.. ısınırsam belki burada :)
*Son olarak BirDamlaUmut isimli sayfaya sahip olan yeni tanıstığım arkadaşım banada 1 paragraf ayır deyince kıramadım.. Onun Sayfasını Su ilk girişten 1 kurtulayım Şiddetle Tavsiye bölümüne koyacagım zaten..

*Esen Kalın..