19 Aralık 2009 Cumartesi

Uyku Tutmazsa

Yağmurun pencereme çarptığında çıkardığı sesler.
O ritmle yazıyorum bu şiiri sana.
Ağzımdan cıkan Kalemimden dökülen bütün kelimeler.
Seni hatırlatmak zorunda mı bana?
Yağ yağmur hiç durmadan!
Gürle gök hiç susmadan!
Yakıp kavururken içimdeki ateş beni.
Söndürüyorsun küçük 1 anlık olsada,
Durmadan gürleyen içimdeki alevi.
Bulamadım senin gibi dürüst,saf ve gerçeğini.
Bırakma yaz kış sen bu sana aşık bedeni!
Yalvarıyorum çıkart karşıma artık,
Senin insan vücuduna bürünmüş,
Benim sevgilim olan benliğini!...

16 Aralık 2009 Çarşamba

DerinSu

Fulden Derinsu..

Senin yazıların çok güzel işte bana da 1 tane yaz falan filan dyip durdu.. bende yazmaya karar verdim ve başlıyorum..
Benim yazılarımın neresi güzel anlamıs değilim zorla takip ettirdğim 2 arkadasım var sadece guzel olsa orası dolardı değil mi? Ewt. Ben basımdan gecen hikayeleri anlatıorum otur yaz deyince n'yazabilirim ki.. Kasılmaya gelemiyorum lanet olsun .)
Ben başlıycam 1 şeyden yazıcam yazıcam aklıma gelirse yazarım n'pabilirim başka.. Üretici yaratıcı beyin kısıtlanamaz ki..

Fulden'i severim ama umrunda bile değiliz hanımefendinin.. İşi dustugunde gelir gider.. Aykut yazıma yorum yapsana Aykut ben simdi bsy yazıcam ona sende yaz oyle devam ettirelim güzel olursa birleştirip koyarız Aykut ben sevgilimden ayrldım dun gece msj attım ona ouf beni arayp sormuyo n'pıcam ben.. Aykut assa Aykut yukarı işi olunca tabi.. Bepanthene gibiyim onun için yani.. Msnde bana yazdığını bile unutuyoken..

Fulden Yaz yaz dedin buyur bsyler yazabildim bu kendine ceki düzen wermen içindi.. Şiirimsi 1seyde yazıcam merak etme zaten merak etsende olay bana baglı oldugundan klavyeme harfler dokuldugunde haberin olabilecek anca..

Keşkesiz yaşaman dileğiyle...

13 Aralık 2009 Pazar

Sana Dair ... Bu Gece

yeminlerim,sözlerim hepsi sana dair bu gecede
ağır geliyor bu dumanlı hava bana,yanımda yoksun
sevinçlerim hüzünleri,bilinçsizliklerim sevgiyi bilmeyişim
hepsini sana yükledim,dayanamadın... sende çektin gittin
bir döneceksin diye kendimi avutuyorum...gözlerimi kapatıyorum
seni yaşıyorum rutubetli duvarların küf kokan köşelerinde
bu gün bir hastalık daha aldı beni,adı sensizlik...
sana dair ne varsa duvarlar bilir birtek
sana dair söylediğim sözleri kırık pervazlı penceremden geçen bulutlar bilir birtek
ortada yanan ateş ısıtır parmak uçlarımı sesizliğimde sönmesin diye her gün yalvardım
bir korku var içimde şimdi döneceksinde göreceksin bu halimi diye
yeterki dön ben sana sensizliğin acısını göstermeye razıyım...
bu sefer erkeklik edipte sevgimi göstermemezlik yok,ağladığında göz yaşını silmemezlikte yok.
yeterki gel sevdiğim yeterki sev gözlerine müptela sözlerine muhtaç bu beden...

Güzel Arkadaşım Cagrı Kocacoban'ın 1 şiiri.. Bunada blogumda yer wermezsem olmazdı..
Eline Sağlık Bebitom :)

8 Aralık 2009 Salı

Gitmezz.

Neden İstediğin Şeyler Yolunda Gitmez?
Murphy bununla ilgili bsy demişmiydi acaba.. Şuan aklıma gelmiyor.. Gelse Kesin aydınlatır 1 yerlerden cıkıs bulmamı sağlardı..
Bu son günlerde öok kötüyüm nedense.. Hic bsyden zevk almıyorum Kimseye dayanamıyorum.. Hep bos seylerle ugrasıyorum.. İçimde biriken acayip 1 enerji var patlasa denk gelen kişi nesne obje herneyse mahvolur o derece ama üsütümde de ayrı bsy var bırakın o enerjnin gunluk işlere yetecek kadarını nefes almaya yetecek enerjiyi bile kullandırmıyor.. Baya pesimistim bu gunlerde yani.
Durmadan içesim, içtiğim yere sızasım, hareket etmeden kalasım var!!
Kurtarıcım ney(kim de olabilir) olabilir ne istiyorum ben?
Oyle bunaldım ki sadece 5 şarkı dinliyorum.. Seçilmiş değil oyle kaldılar pc'de telefonmdaki listede onlar ckıo hep onu bile değiştiremiyorum..
Sebo'dan Ünzile Sakin Denek Hayatım Duman Haberin yok ölüyorum Duman Helal Olsun Duman Elimdeki Saz Yeter Canıma..

Ahh Elimdeki Sigara Yeter Canıma :/

4 Aralık 2009 Cuma

Büyümek..

Küçükken güzeldi.. Öperdik sevdiğimizi sonra kacardık.. Saklambacta hep birbrimizin yerini soylemeyecalısırdık... Şimdi saklandığımız yeri kendimiz bile bilmiyoruz.. Reddedilme korkusu yoktu.. 1 kez aglasak bizim olurdu yine eskisi gibi. Şimdi gunlerce aglasak bile donmuyor hicbirisi geri. Salıncakta sallanırken aynı anda gorebliyorduk tum renkleri.. Buyumeseydikte hayat aynı kalsaydı.. Sahte gulusler nedir bilmeseydik,, Hiçbir zaman..

1 Aralık 2009 Salı

Ödemeler..

*Bugun Ayın 1i ve bizim bütün ödemeler patlak verdi tekerrür misalii..
*Gerçi tekerrür olmadığını büyük 1 artışla 141 TL'ye wurup tavan yapan elektirik faturası gösteriyor...

** 141 TL Elektrik 54,34556 TL Adsl 15,561 TL Su ve 350 TL Kira. Bütün bu ödemelerin Öğrenci Halimize Evlat Acısı gibi koyması paha biçilemez die klışe 1 alıntı yapayım .)

* İyi Günler.. Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa!!

30 Kasım 2009 Pazartesi

Yeni Gece!! Herşey Geceyle Başlar

Herşey geceyle başlar. Fırtına öncesi sessizlik denilen, ama asıl referans noktasını fırtınaya atfediyor olan sözcük dizisi, bir anlamda geceyi tarif edebilir. Ama gecenin referansı kendisinden sonra gelen kepazelik, curcuna değildir; gece, sırf kendine dönüklüğü ile şaheserdir. Sabah ile başlayan, akşamın en derininde kaybolan gündüz, birceşit merkezkaç kuvveti uygulayarak insanların aklını dağıtırken, gece kendine içkin sakinliği ile herşeyi olduğu gibi açar, bir kumaş gibi kaplar. Gece yıldızlar, samanlı yollar ve daha bilmem kaç tane cennetsel vücut gözle görülebilir hale gelirken, gündüz süründüğü kimyasal mavi boya ile önümüzü kapatır mesela. Bu sahte oyun bizi o kadar kendimizden geçirmiştirki, gündüzleri görmek dediğimiz eylemi doğal olarak gerçekleştirdiğimizi düşünürken, geceleri görüşümüz zayıflar, kendimizden bile sakındığımız dürtülerimiz birer birer saçılır.

Gündüzün kandırdığı gözler, kendini korkak, savunmasız, temel güdülerin ormanına salınmış hisseder. Halbuki gece, tüm zenginliğiyle, iyisi ve kötüsüyle birlikte gelir. Küçük saatlerin sahasında düşünü gerçekleştirmek çok kişisel ve gerçektir mesela. Artık o bilmem kaç tane işin peşinden koşturan saçma sapan abiler evlerine dönmüş, çocuklarıyla, arkadaşlarıyla, arkadaşlarıyla ya da karılarıyla bir şeyler paylaşıp, mutluluğu yaşam boyu tekrarın içinde görmüşken, küçük saatlerde yalnızlığıyla yeni meşgaleler yaratan insan bireyi ise gerçeğe ayar. Hem de bal gibi ayar. Bu küçük saatler insanı çocukluktaki gibi rahat bırakır, kendine ve evrene dönmesini sağlar; insanın içsel ve dışsal evine dönüşür gece. Cift basamaklı saatler yaklaştıkça, hem pencereden gelen sabah şarkısı, hem insanların hebelesi, hübelesi, hem gittikçe içimize sinen güneşin yadsınamaz gücü, üstümüze bina gibi çöker. Gecenin sunduğu oznellik, içtenlik, bolluk, uzun saatler ve sessizlik, yavaş yavaş yerlerini sıkışmışlık, tümellik, roller, dar saat dilimleri, sabahlar,öğleler,ikindiler, akşamlar ve daha bilmem kaç tane belirlenmiş ve özellikle de bireyin anlam dünyasına yüklenmiş dönemlere, karakterlere ve ideallere bırakırlar. Hepsi n'uğruna; bireyi aydınlık içinde, bazı koşullanmaların ( kültürel, ekonomik, toplumsal vs yani) meydana getirdiği bir aydınlığa kavuşturmak uğruna.

Halbuki yeni gece bunlardan soyup, insanı kendi soğanı olarak sadeleştirir. Kötü şeylere bulaşmış olanlar mesela, tacizciler, gaspçılar, katiller, özgürlük ve vicdan düşmanları, insana saygısızlar, hayvana saygsızlar; bunlar hep can çekişir gece onları kendileriyle başbaşa bırakınca. Belki bugün değildir o gece, ama mutlaka gelecek bir gecedir. Kendiyle geceleride barışık kalanlar, zaten geceyi severler. Gecede varolup, kendilerine dair tüm hesapları, gündüzün pisliğini, artıklarını kapatıp, kişisel gerçeklikleriyle suya girerler. Gecenin suyu. Gece bir su olsaydı, içinde yüzseydik. Hayalleri, hayalkırıklıklarını, haksızlıkları, suçlanmaları, kötülükleri, hep suyun içine kafayı daldırıp, tekrar tekrar görseydik. Hem vicdan için, hem de kendimizi daha yakından keşfetmek için. Bir kez de olsa, kendimize kredi vermemek için.

hiv+

Ferman Akgül Billboard Sigara Paragrafı

*Sgara Ysağıyla birlikte dumnsız hava sahasına paralel gelişen başka 1şeyi farketim: Sokaklar canlanmaya başladı. Herkes sigara içmek için dışarıya taştığı için sokaklara yeni 1 hareket geld. Bu iyi 1şey. Bu sayede insanlar zamanla daha çok sosyalleşecek ve sokaklar bence daha güvenilir hale gelecek. İçerilere kapandıkça insanlar, sokaklar sevimsizleşir ve ürkütücü olur. Ama insanlar sokakları daha cok kullanmaya başladıkca sokak da kendi düzenini ve otokontrolünü insana sunmaya başlar. Belki böylece Ahmet Hamdi'nin üstünde durduğu gibi toplu olarak dışarıda eğlenme kültürümüze geri döneriz..

Sigara

*Bugün sabah 05,30 sularında Film izlerken son sigaramı içtim.. (içmişim).. 6gibi elimi attığımda pakete bos olduğunu gorunce içim sıkıldı bunaldım daraldım tırnaklarımı yemeğe onun haricinde meyve yemek abur cubur yemege basladım durduramadım kendimi..
*Film bitince kalktım.. Tavana kadar değimi kullanılan Bulasıklarımı yıkadım.. Evi sildim supurdum.. Kahvaltı ettim.. Camasırları bile yıkayıp serdim 2 makine.. (bu kelimeyi sevmiorum Makinemi? Makinamı? O yuzden Makine ya da Makina her 2sininde muhendisliğini okuyan arkadaslara acıyorum :P kıhkıh)
*Konuya dönelim.. Yani deli gibi saat 8 olsun diye bekledim ve 8 olup bakkala gittiğimde o garip sohbet yaşandı. Ekmekte alıcaktım..
Ben: Ekmek yok mu!!
Bakkal Amca: Hayır Daha gelmedi!! (bunu deyip kepenk acmaya devam etmeye gidicekken)
Ben: Öyleyse Ben 2 paket Camel alayım.. (tekrar bitmesin die .D)
Bakkal Amca: Peki..
*1saat öncede farkettim ki.. 8,15de sigaram vardı suan saat 19,12 we ben tek 1 iş bile yapmadım yemek bile yemedim .)
Sigara yokken ben gayet azimli hırslı calıskan uretici guclu ve aktif oluyormusum..
Sigara varken gayet sakin üşengeeç bıkkın bitkin uykucu biri haline geliyorum..
O yüzden sigarayı hic bırakmayacagım .))
*Ferman'ın Billboard Kasım sayısında yazdığı paragrafta cok guzeldi.. Üşenmezde yazarsam paylasmak istiyorum .)

Ebr-i Nisan (merak ederseniz)

* Şiir okumayı cok seven biriyim.. Eski Türk ve Divan Edebiyatlarına daha cok yönelik okurum..
* Lise 1.snftayken Mehmet Akif'in 1 şiirinde gordum bunu o şiirde apaçık ortada olacak sekilde bu deyimi Hz.Muhammed'e yoneltmişti.. Nisan dogumlu olduğundan..
* Ebr-i Nisan eski turkcedir ve Anlamı Nisan Bulutu demek..
Ebr (bulut).. Dogal olarak .)
* Hatta Şu ebrû sanatı Önceki zamanlarında adı Ebr-i Sanatıymış Suda bulut gibi şekiller bıraktığı icin .. TDK ile birlikte yenilenen isimlerde "ebrû" yu uygun gormüşler..
*Bende nisan dogumlu olduğumdan ve şiir aşığı olup o şiirden etkilendiğim icin 5senedir bunu kullanıyorum.. Zamanla daha da gelişen bu net ortamında istenilen Mahlaslar sayesinde ihtiyac duyulup olusmus 1şey..

The Importance of Being Idle

* Aa evet burada hemen 1 üyelik alıp 1 sayfanın takipçisi olmak ve hemen ardından blog acmak 1 ara gazıyla mevcut.. Sanırsam o gazı ben kendim yarattım.. Dün 23,00 sularında 1 arkadasımın Metallica'nın Turn The Page sarkısının altında yorumlasırken tanıstığım biri sayesinde.. Galiba Özendim ya da imrendim ya da potansiyelim varmış hemen bu işlere giriştim diyelim .P

*Uyuşukluk, tembellik ve daha bunlarla akraba 1 sürü kelimenin destekleyicisi, uygulayıcısı ayrıca başlıktaki şarkılarıyla cok sevdiğim Oasis dinleyicisi olarak Bunu uygun gördüm.. İstemeden de olsa yaşam stilim..
* Ben bu kadar uyuşuk 1iyim ve blogu actım ama bakalım n'sıklıkla yazıcam neler yazıcam bende merak ediyorum izleyip gorucem.. İzlerseniz sizde gorebilirsiniz.. Hiç Populer olamadım zaten bosuna takmayın.. Eneeem Pskolojik sorunlarıma giriyorum yazmak insanın içini iyi dokturuyomus.. Şiir cok yazarım ama paylasmadım kimseyle simdiye kadar.. ısınırsam belki burada :)
*Son olarak BirDamlaUmut isimli sayfaya sahip olan yeni tanıstığım arkadaşım banada 1 paragraf ayır deyince kıramadım.. Onun Sayfasını Su ilk girişten 1 kurtulayım Şiddetle Tavsiye bölümüne koyacagım zaten..

*Esen Kalın..